← Tüm yazılar
30 Ağustos 2023 Sosyal Medya 12 dk okuma

Yapay Zekâ ile Video: Video Kültüründe Yeni Trendler

Yapay zekâ ile video üretimi, metinden görüntü oluşturan modellerden otomatik kurgu, altyazı ve seslendirme araçlarına, sanal sunuculardan dijital olarak değiştirilmiş yüzlere kadar video kültürünü kökten dönüştürüyor. Daha önce ekip, ekipman ve günler gerektiren işler artık birkaç komutla denenebiliyor. Bu dönüşüm içerik üreticilerine ve markalara büyük fırsatlar sunarken şeffaflık, telif ve güven konusunda yeni sorumluluklar da getiriyor.

Bu yazıda yapay zekânın video üretiminde hangi alanlarda kullanıldığını, video kültüründeki yeni trendleri, markaların bu araçlardan nasıl yararlanabileceğini, deepfake riskini ve platform kurallarını ele alıyoruz. Profesyonel prodüksiyonun yapay zekâ çağında neden hâlâ önemli olduğuna da değiniyoruz.

Yapay zekâ ile video üretimi nedir?

Yapay zekâ ile video üretimi, makine öğrenimi modellerinin metin, görsel ya da ses girdilerinden video oluşturması, var olan görüntüleri düzenlemesi veya kurgu, renk, altyazı ve seslendirme gibi yapım sonrası işleri otomatikleştirmesidir. Bu araçlar tamamen yeni sahneler üretebildiği gibi gerçek çekimleri hızlandırmak ve zenginleştirmek için de kullanılır. Temel fark, üretimin insan emeğiyle birlikte algoritmalara da dayanmasıdır.

Bugün bu alanda metinden videoya dönüştüren modeller öne çıkıyor. Örneğin Google DeepMind, Veo modelini “sesli, sinematik video üreten” bir model olarak tanıtır (Google DeepMind – Veo). Benzer araçlar, bir sahnenin kısa bir yazılı tarifinden hareketle saniyeler süren klipler oluşturabiliyor.

Yapay zekânın genel olarak dijital medyayı nasıl değiştirdiğini yapay zekâ ve dijital medya yazımızda, işletmelerin takip etmesi gereken diğer teknolojileri ise yeni teknoloji trendleri yazımızda ele aldık.

Yapay zekâ video kültürünü nasıl değiştiriyor?

Yapay zekâ, video kültürünü üç temel yönden değiştiriyor: üretimin demokratikleşmesi, içeriğin kişiselleşmesi ve gerçek ile yapay arasındaki sınırın bulanıklaşması. Tek başına çalışan bir içerik üreticisi artık bir ekip işini yapabiliyor, videolar farklı dil ve kitlelere hızla uyarlanabiliyor ve izleyiciler gördüklerinin gerçek olup olmadığını daha sık sorguluyor. Bu değişimler hem yaratıcılığı hem de sorumluluğu artırıyor.

Bu dönüşümün gündelik yansımaları şunlardır:

  • Daha hızlı üretim: Kurgu, altyazı ve renk düzenleme gibi işler dakikalara iniyor.
  • Daha fazla deneme: Farklı versiyonlar hızla üretilip test edilebiliyor.
  • Dil engelinin azalması: Otomatik çeviri ve seslendirme, videoların yeni pazarlara açılmasını kolaylaştırıyor.
  • Yeni anlatım biçimleri: Sanal karakterler, animasyon ve gerçek görüntüler aynı videoda birleşebiliyor.
  • Güven sorunu: Gerçekçi sahte videolar, izleyicinin içeriğe güvenini sarsabiliyor.

Yapay zekâ ile video üretiminde hangi araçlar kullanılır?

Yapay zekâ ile video üretiminde kullanılan araçlar genel olarak beş gruba ayrılır: metinden videoya modeller, otomatik kurgu ve kısa video araçları, yapay zekâ destekli seslendirme ve çeviri, sanal sunucu ve avatar araçları ile görüntü iyileştirme araçları. Her grup farklı bir üretim aşamasını hızlandırır. Doğru araç, videonun amacına. dikey video prodksiyonu, bütçeye ve marka standartlarına göre seçilmelidir.

  • Metinden videoya: Yazılı bir tariften kısa sahneler ya da ara görüntüler üretir.
  • Otomatik kurgu: Uzun videolardan sosyal medya için kısa bölümler çıkarır, sessiz kısımları temizler.
  • Seslendirme ve çeviri: Metni doğal sesle okur, videoyu farklı dillere uyarlar ve altyazı oluşturur.
  • Sanal sunucu ve avatar: Kamera karşısına geçmeden bir sunucunun konuştuğu videolar hazırlar.
  • Görüntü iyileştirme: Çözünürlüğü artırır, gürültüyü azaltır, arka planı değiştirir.

Bu araçların çoğu kurgu ve yapım sonrası süreçlere odaklanır. Geleneksel yapım sonrası aşamalarını post prodüksiyon nedir yazımızda anlattık.

Sanal yüzler ve yapay içerik üreticileri neden yükseliyor?

Sanal yüzler ve yapay içerik üreticileri; kimliğini gizlemek isteyen yaratıcılara anonimlik, markalara ise her zaman ulaşılabilir, tutarlı ve kontrol edilebilir bir yüz sunduğu için yükseliyor. Bazı içerik üreticileri gerçek seslerini ve performanslarını korurken yüzlerini yapay zekâyla oluşturulmuş bir görünümle değiştiriyor. Bazı markalar ise tamamen dijital karakterlerle kampanya yapıyor.

Bu yaklaşımın avantajları ve riskleri birlikte değerlendirilmelidir. Sanal bir yüz, üreticinin mahremiyetini korur ve karakterin görsel tutarlılığını sağlar. Ancak izleyici, karşısındakinin yapay olduğunu bilmezse aldatılmış hissedebilir. Bu nedenle sanal karakterlerin yapay olduğunun açıkça belirtilmesi, uzun vadeli güven için önemlidir.

Sanal karakterlerle yapılan tanıtımlar da reklam kurallarına tabidir. İçerik üreticisi iş birliklerinde reklamın nasıl belirtileceğini influencer marketing yazımızda ele aldık.

Deepfake nedir ve neden risklidir?

Deepfake, yapay zekâ teknolojisiyle üretilen ve gerçekte yaşanmamış olayları ya da söylenmemiş sözleri gerçekmiş gibi gösteren sentetik medyadır. Gerçek kişilerin yüzleri ve sesleri taklit edilebildiği için dolandırıcılık, dezenformasyon, itibar zedeleme ve kişilik hakları ihlalleri gibi ciddi riskler taşır. Bu nedenle hem platformlar hem de yasa koyucular şeffaflık kuralları getiriyor.

Britannica’ya göre deepfake, yapay zekâ teknolojisiyle üretilen ve gerçekte var olmayan olayları ya da şeyleri gösteren sentetik medyadır; terim, yapay zekâdaki derin öğrenme (deep learning) ile “sahte” anlamındaki fake sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Kaynak, deepfake’lerin çoğunlukla iki yapay zekâ modelinin birlikte çalıştığı üretken çekişmeli ağlarla (GAN) ya da metinden görüntü üreten difüzyon modelleriyle yapıldığını belirtir (Britannica – Deepfake).

Avrupa Birliği’nin Yapay Zekâ Tüzüğü’nün (AI Act) 50. maddesi de deepfake niteliğindeki görüntü, ses ya da video içeriği üreten veya manipüle eden yapay zekâ sistemlerini kullananların, içeriğin yapay olarak üretildiğini ya da manipüle edildiğini açıklamasını öngörür; açıkça sanatsal, yaratıcı, hicivli ya da kurgusal eserlerde bu yükümlülük, eserin sunumunu engellemeyecek uygun bir açıklamayla sınırlıdır (EUR-Lex – Tüzük (AB) 2024/1689).

YouTube yapay zekâ içeriklerini nasıl işaretletiyor?

YouTube, içerik üreticilerinin yapay zekâyla üretilmiş ya da anlamlı biçimde değiştirilmiş ve gerçekçi görünen içerikleri yükleme sırasında bildirmesini zorunlu tutar. Gerçekçi olmayan içerikler, örneğin fantastik sahneler ya da animasyonlar ve güzellik filtresi, renk ayarı gibi küçük düzenlemeler için bildirim gerekmez. Amaç, izleyicinin gördüğü içeriğin gerçek olup olmadığını anlamasına yardımcı olmaktır.

YouTube Yardım Merkezi’ne göre bildirilmesi gereken içeriklere yapay zekâyla üretilmiş müzik, gerçek bir yerin yapay zekâyla üretilmiş ek görüntüleri, gerçek sporcuların yapmadığı bir maçın gerçekçi biçimde oluşturulması, birini tavsiyede bulunmuş gibi göstermek ve gerçek bir kişiyi tutuklanmış gibi göstermek örnek verilir. Tek boynuzlu ata binen birini göstermek ya da yeşil ekranla birini uzayda süzülüyormuş gibi göstermek ise gerçekçi olmadığı için bildirim gerektirmez (YouTube Yardım – Yapay zeka içeriklerini bildirme).

Markalar için bu kural, reklam ve tanıtım videolarında yapay zekâ kullanımının şeffaf biçimde planlanması gerektiği anlamına gelir. YouTube’da reklam vermenin temellerini YouTube reklamları yazımızda anlattık.

Markalar yapay zekâ ile video üretiminden nasıl yararlanabilir?

Markalar yapay zekâ ile video üretimini fikir geliştirme, taslak ve storyboard hazırlama, sosyal medya için kısa versiyonlar üretme, videoları farklı dillere uyarlama, altyazı ekleme ve kişiselleştirilmiş kampanya varyasyonları oluşturma gibi alanlarda kullanabilir. En iyi sonuç, yapay zekânın hız avantajı ile profesyonel ekibin yaratıcılığı, marka bilgisi ve kalite kontrolü birleştiğinde elde edilir.

Uygulamada şu adımlar faydalıdır:

  1. Amacı belirleyin: Videonun bilinirlik mi, eğitim mi, satış mı için hazırlandığını netleştirin.
  2. Yapay zekânın rolünü seçin: Fikir, taslak, kurgu, çeviri ya da görsel efekt aşamalarından hangisinde kullanılacağına karar verin.
  3. Hakları kontrol edin: Kullanılan aracın ticari kullanım koşullarını ve üretilen içeriğin haklarını inceleyin.
  4. Gerçek kişileri koruyun: İzin almadan gerçek bir kişinin yüzünü ya da sesini taklit etmeyin.
  5. Şeffaf olun: Gerçekçi yapay içerikleri platform kurallarına uygun biçimde etiketleyin.
  6. Kaliteyi denetleyin: Her çıktıyı marka standartlarına, doğruluğa ve tutarlılığa göre kontrol edin.

Yapay zekâ ile video üretiminde hangi etik sorular öne çıkıyor?

Yapay zekâ ile video üretiminde en çok tartışılan etik sorular; gerçek kişilerin yüz ve seslerinin izinsiz kullanımı, modellerin eğitildiği içeriklerin hakları, izleyicinin yanıltılması ve yaratıcı emeğin değeri etrafında toplanıyor. Bu soruların cevabı henüz her ülkede netleşmiş değil. Bu nedenle markaların yasal zorunluluğun ötesinde kendi şeffaflık ilkelerini belirlemesi akıllıca bir yaklaşımdır.

Pratik bir etik kontrol listesi şu soruları içerebilir:

  • Videoda yer alan her gerçek kişinin açık izni var mı?
  • Kullanılan müzik, görsel ve seslerin ticari kullanım hakları net mi?
  • İzleyici, yapay olarak üretilen sahneleri gerçek sanabilir mi?
  • İçerik, bir ürünün özelliklerini olduğundan farklı gösteriyor mu?
  • Yapay zekâ kullanımı, marka değerleri ve kitlenin beklentileriyle uyumlu mu?

Bu sorulara dürüst yanıt vermek, hem hukuki riskleri azaltır hem de izleyicinin markaya duyduğu güveni korur.

Yapay zekâ çağında profesyonel prodüksiyon neden hâlâ önemli?

Yapay zekâ araçları üretimi hızlandırsa da güçlü bir hikâye, doğru oyuncu yönetimi, özgün çekimler, ışık ve ses kalitesi, marka kimliğine uygun bir estetik ve hukuki güvence hâlâ profesyonel bir ekip gerektirir. Üstelik izleyiciler yapay içeriğe alıştıkça gerçek insanlar, gerçek mekânlar ve samimi hikâyeler daha değerli hâle geliyor. Yapay zekâ, prodüksiyonun yerini almaktan çok onun güçlü bir yardımcısıdır.

Profesyonel bir çekimde nelere dikkat edilmesi gerektiğini profesyonel video çekimi için en önemli 7 unsur yazımızda, bir ajansın süreçte neler yaptığını ise prodüksiyon yazımızda anlattık. Yapay zekâ araçlarıyla desteklenen, markanıza özgü videolar için prodüksiyon hizmeti sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Yapay zekâ ile video nasıl yapılır?

Metinden videoya modellerle yazılı bir tariften kısa sahneler üretilebilir, otomatik kurgu araçlarıyla uzun videolar kısaltılabilir, yapay zekâ seslendirme ve çeviri araçlarıyla da videolar farklı dillere uyarlanabilir. Sonuçlar mutlaka insan gözüyle kontrol edilmelidir.

Yapay zekâ ile üretilen videolar reklamlarda kullanılabilir mi?

Kullanılabilir, ancak aracın ticari kullanım koşulları, üretilen içeriğin hakları, gerçek kişilerin izinleri ve platformların şeffaflık kuralları kontrol edilmelidir. Gerçekçi yapay içeriklerin etiketlenmesi hem kurallara uyum hem de güven için önemlidir.

Deepfake nedir?

Deepfake, yapay zekâ teknolojisiyle üretilen ve gerçekte yaşanmamış olayları ya da söylenmemiş sözleri gerçekmiş gibi gösteren sentetik medyadır. Dolandırıcılık, dezenformasyon ve kişilik hakları ihlalleri gibi ciddi riskler taşır.

YouTube’da yapay zekâ ile üretilen videoları bildirmek zorunlu mu?

YouTube, yapay zekâyla üretilmiş ya da anlamlı biçimde değiştirilmiş ve gerçekçi görünen içeriklerin bildirilmesini zorunlu tutar. Gerçekçi olmayan içerikler ve güzellik filtresi ya da renk ayarı gibi küçük düzenlemeler için bildirim gerekmez.

Yapay zekâ video prodüksiyonun yerini alacak mı?

Yapay zekâ birçok üretim aşamasını hızlandırıyor, ancak güçlü bir hikâye, özgün çekimler, oyuncu yönetimi, marka estetiği ve hukuki güvence hâlâ profesyonel ekip gerektiriyor. Yapay zekâ, prodüksiyonun yerini almaktan çok onu destekleyen bir araçtır.

Sanal içerik üreticisi ne demek?

Sanal içerik üreticisi, yüzü ya da tamamı yapay zekâ veya bilgisayar grafikleriyle oluşturulmuş dijital bir karakterdir. Bazı gerçek içerik üreticileri anonim kalmak için bu yöntemi kullanır; markalar da kampanyalarda dijital karakterlerden yararlanabilir.

Kaynakça