Dijital Hastalıklar Nelerdir? Nomofobi, FOMO ve Fazlası
Dijital hastalıklar, akıllı telefon, internet ve sosyal medya kullanımının yaşamımızda kapladığı alan büyüdükçe gündeme gelen teknoloji kaynaklı psikolojik, davranışsal ve fiziksel sorunları anlatmak için kullanılan genel bir ifadedir. Telefonsuz kalma kaygısı, bir şeyleri kaçırma korkusu ya da internette gördüğü belirtilerle kendine hastalık teşhisi koyma bu sorunların en bilinen örnekleridir.
Bu yazıda en sık konuşulan dijital hastalıkları, bilimsel literatürde nasıl tanımlandıklarını, olası belirtilerini ve günlük hayatta dijital dengeyi korumanın yollarını ele alıyoruz.
Önemli not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kendinizde ya da yakınlarınızda bu yazıda anlatılan belirtilere benzer, günlük yaşamı etkileyen durumlar fark ederseniz bir hekime veya ruh sağlığı uzmanına başvurun.
İçindekiler
Dijital hastalıklar nelerdir?
Dijital hastalıklar; nomofobi, FOMO, netlessfobi, siberkondri, sanal gerçeklik hastalığı ve dijital demans gibi dijital teknolojilerin yoğun ya da kontrolsüz kullanımıyla ilişkilendirilen durumlar için kullanılan şemsiye bir kavramdır. Bu kavramların çoğu resmî tanı değildir; araştırmacıların ve kamuoyunun yeni davranış örüntülerini tartışmak için kullandığı adlardır. Yine de bazıları gerçek sıkıntılara ve işlev kaybına yol açabilir.
Türkçe literatürde Aslan ve Küçükvardar, dijitalleşmeyle birlikte hastalıkların da değiştiğini ve dijitalleşmenin olumsuz etkilerinin insanın ruh ve beden bütünlüğünde yeni sorunlar doğurduğunu vurgulayarak dijital hastalıkların tespiti için etik bir model önerir (Aslan ve Küçükvardar, 2019).

Bu yazıda ele aldığımız başlıca kavramlar şunlardır:
- Nomofobi: Telefonsuz kalma ya da telefonu kullanamama kaygısı.
- FOMO: Başkalarının yaşadığı keyifli deneyimleri kaçırma korkusu.
- Netlessfobi: İnternetsiz kalma kaygısı.
- Siberkondri: İnternette sağlık araştırmasının kaygıyı artırması.
- Sanal gerçeklik hastalığı: Sanal ortamlarda yaşanan baş dönmesi ve bulantı gibi rahatsızlıklar.
- Dijital demans: Aşırı ekran kullanımının bilişsel işlevlere olası etkilerini anlatan tartışmalı bir kavram.
Dijital hastalıklar resmî tanı mıdır?
Dijital hastalıklar başlığı altında anılan kavramların büyük çoğunluğu uluslararası tanı sistemlerinde ayrı bir hastalık olarak yer almaz. Buna karşın bazı dijital davranış bozuklukları resmî olarak tanımlanmıştır. Örneğin Dünya Sağlık Örgütü, oyun bozukluğunu Uluslararası Hastalık Sınıflandırması’nın 11. revizyonuna (ICD-11) dahil etmiştir. Bu ayrım, kavramları doğru değerlendirmek için önemlidir.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre oyun bozukluğu, oyun üzerinde kontrolün bozulması, oyuna diğer ilgi ve günlük etkinliklerin önüne geçecek kadar öncelik verilmesi ve olumsuz sonuçlara rağmen oyuna devam edilmesiyle karakterize bir davranış örüntüsüdür. Tanı için bu örüntünün kişisel, ailevi, sosyal, eğitimsel ya da mesleki işlevlerde önemli bozulmaya yol açacak ciddiyette olması ve normalde en az 12 ay boyunca görülmesi gerekir (WHO – Gaming disorder).
Nomofobi nedir ve belirtileri nelerdir?
Nomofobi, İngilizce “no mobile phone phobia” ifadesinin kısaltmasıdır ve kişinin cep telefonundan uzak kaldığında ya da telefonunu kullanamadığında yaşadığı endişe veya korkuyu anlatır. Terimin ilk kez 2008’de kullanıldığı kabul edilir. Nomofobi modern bir fobi türü olarak tartışılır ve aşırı akıllı telefon kullanımıyla ilişkilendirilir.
Genç yetişkinlerde nomofobiyi inceleyen bir sistematik derleme, analiz edilen 40 çalışmada nomofobinin katılımcıların yüzde 15,2 ile yüzde 99,7’si arasında gözlendiğini ve aşırı akıllı telefon kullanımının psikolojik, duygusal, sosyal ve fiziksel yan etkilerle ilişkili olduğunu raporlar (Notara ve ark., 2021 – PubMed). Oranlar arasındaki büyük fark, çalışmaların farklı örneklem ve ölçütler kullanmasından kaynaklanır.
Nomofobiyle ilişkilendirilen yaygın davranışlar şunlardır:
- Telefonu sürekli yanında taşımak ve şarjının bitmesinden kaygı duymak.
- Telefonu çok sık, çoğu zaman bildirim olmadan kontrol etmek.
- Sinyal olmayan yerlerde huzursuzluk hissetmek.
- Yüz yüze iletişim yerine sürekli ekran üzerinden iletişimi tercih etmek.
FOMO nedir?
FOMO, İngilizce “fear of missing out” ifadesinin kısaltmasıdır ve başkalarının yaşadığı ödüllendirici deneyimleri kaçırma korkusunu anlatır. Sosyal medyada sürekli başkalarının etkinliklerini, tatillerini ve başarılarını görmek bu korkuyu besleyebilir. FOMO, kişinin sosyal medyayı daha sık kontrol etmesine ve kendini başkalarıyla kıyaslamasına yol açabilir.
Elhai, Yang ve Montag’ın literatür derlemesi FOMO’yu çağımızın önemli bir psikolojik kavramı olarak ele alır; derleme, FOMO’nun çevrim içi sosyal etkileşim düzeyi, sorunlu teknoloji ve internet kullanımı ve olumsuz duygulanımla ilişkisini inceleyen araştırmaları özetler (Elhai ve ark., 2021 – PubMed).
Genç kuşakların sosyal medya alışkanlıklarını Z kuşağı için sosyal medya yazımızda ele aldık.
Netlessfobi nedir?
Netlessfobi, internetsiz kalma korkusudur. Kişinin internetin olmadığı bir ortamda kalamaması ve internet yoksunluğundan endişe duyması olarak tanımlanır. Bağlantı kesildiğinde yoğun stres ve huzursuzluk hissetmek, interneti olmayan yerlerden kaçınmak ve çevrim dışı zamanı nasıl değerlendireceğini bilememek bu durumla ilişkilendirilen davranışlar arasında sayılır.
Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Yıldırım ve Kişioğlu’nun derlemesi, netlessfobiyi internetin aşırı kullanımından öte kişinin internetin olmadığı bir ortamda kalamaması ve internet yoksunluğundan endişe duyması olarak tanımlar; aynı çalışma nomofobi ve FOMO’yu da teknolojinin getirdiği yeni sorunlar arasında ele alır (Yıldırım ve Kişioğlu, 2018).
Siberkondri nedir?
Siberkondri, internette sağlıkla ilgili araştırma yapmanın kişinin kaygısını azaltmak yerine artırması durumudur. Kişi hissettiği belirtileri arama motorunda sorgular, karşısına çıkan ciddi hastalık olasılıklarıyla daha da endişelenir ve araştırmaya devam eder. Bu döngü gereksiz kaygıya, yanlış kendi kendine teşhise ve bazen gereksiz sağlık hizmeti kullanımına yol açabilir.
Starcevic, Berle ve Arnáez’in derlemesine göre siberkondri tanımları konusunda uzlaşı olmasa da tanımların çoğu, yoğun sıkıntı ya da kaygıyla ilişkili çevrim içi sağlık araştırmasını vurgular. Derleme, siberkondrinin sağlık kaygısı, sorunlu internet kullanımı ve obsesif-kompulsif belirtilerle ilişkili olduğunu, ayrı bir hastalık olarak kabul edilip edilemeyeceğinin ise henüz belirsiz olduğunu belirtir (Starcevic ve ark., 2020 – PubMed).
İnternette sağlık bilgisi ararken kaynağı sorgulamak önemlidir; güvenilir bilgiyi ayırt etme becerilerini medya okuryazarlığı yazımızda anlattık.
Sanal gerçeklik hastalığı nedir?
Sanal gerçeklik hastalığı (cybersickness), sanal gerçeklik gözlükleri ya da benzeri sürükleyici ortamlarda yaşanan baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, göz yorgunluğu ve genel rahatsızlık gibi belirtiler bütünüdür. Gözün algıladığı hareket ile vücudun denge sisteminin algıladığı hareket arasındaki uyumsuzluk bu belirtilerin olası nedenlerinden biri olarak tartışılır.
Weech, Kenny ve Barnett-Cowan’ın derlemesi, sanal gerçeklikte “orada olma” hissi (presence) ile sanal gerçeklik hastalığı arasındaki ilişkiyi inceler ve eldeki kanıtların iki etken arasında ters yönlü bir ilişkiye işaret ettiğini, bu ilişkinin başlıca duyusal bütünleşme süreçleriyle açıklandığını belirtir (Weech ve ark., 2019 – PubMed). Belirtiler genellikle kullanım sona erdiğinde azalır; ara vermek ve kullanım süresini kademeli artırmak faydalı olabilir.

Dijital demans gerçek mi?
Dijital demans, aşırı ekran kullanımının dikkat, bellek ve öğrenme gibi bilişsel işlevler üzerinde olumsuz etkileri olabileceği fikrini anlatan tartışmalı bir kavramdır. Resmî bir tanı değildir ve bu konudaki bazı yayınlar kanıtlanmış sonuçlardan çok hipotez ve öngörü niteliği taşır. Bu nedenle dijital demans hakkındaki iddialar dikkatle ve bilimsel kaynaklarla değerlendirilmelidir.
Örneğin Manwell ve arkadaşlarının 2022 tarihli makalesi, gelişim döneminde aşırı ekran maruziyetinin ileride erken başlangıçlı demans riskini artıracağını bir hipotez olarak ileri sürer (Manwell ve ark., 2022 – PubMed). Öte yandan bilişsel psikolojide, telefona hatırlatıcı kurmak gibi bilişsel yükü azaltmak için dış araçlara başvurma davranışı “bilişsel yük aktarımı” (cognitive offloading) olarak incelenir ve bu davranışın her zaman zararlı olmadığı tartışılır (Risko ve Gilbert, 2016 – PubMed).
Ego sörfü ne demek?
Ego sörfü (egosurfing), kişinin kendi adını internette arama etkinliğidir. Cambridge Sözlüğü bu terimi “internette kendi adınızı arama etkinliği” olarak tanımlar (Cambridge Dictionary – egosurfing). Ara sıra yapıldığında dijital itibarı kontrol etmenin makul bir yolu olabilir; ancak sürekli ve kaygıyla yapıldığında dikkat ve iyi oluş üzerinde olumsuz bir alışkanlığa dönüşebilir.
Bireylerin ve markaların çevrim içi itibarını takip etmesi aslında önemli bir dijital beceridir. Önemli olan, bu takibin planlı ve ölçülü biçimde yapılmasıdır.
Dijital dengeyi korumak için neler yapılabilir?
Dijital dengeyi korumak için ekran süresini bilinçli olarak sınırlamak, bildirimleri azaltmak, uyku öncesinde ekranlardan uzak durmak, yüz yüze sosyal etkinliklere zaman ayırmak ve çevrim dışı hobiler edinmek faydalı olabilir. Amaç teknolojiyi reddetmek değil, teknolojiyi kişinin kendi hedeflerine hizmet edecek biçimde kullanmaktır. Belirtiler günlük yaşamı etkiliyorsa profesyonel destek alınmalıdır.
Günlük hayatta uygulanabilecek pratik öneriler:
- Ekran süresini izleyin: Telefonunuzun ekran süresi raporlarını düzenli kontrol edin.
- Bildirimleri sadeleştirin: Yalnızca gerçekten önemli uygulamaların bildirimlerini açık tutun.
- Telefonsuz alanlar belirleyin: Yemek masası ve yatak odası gibi alanları ekransız tutun.
- Uyku düzenini koruyun: Yatmadan önce bir süre ekranlardan uzak durun.
- Sağlık bilgisini doğru kaynaktan alın: Belirtiler için arama motoru yerine hekime danışın.
- Yüz yüze iletişimi önceleyin: Arkadaş ve aile buluşmalarında telefonu bir kenara bırakın.
Teknolojiye yönelik kaygıların tarihsel arka planını yapay zekâ ve ludizm yazımızda, yeni teknolojilerin dijital medyadaki yansımalarını ise yeni nesil teknolojiler yazımızda ele aldık.
Markalar dijital sağlığa nasıl katkı sağlayabilir?
Markalar dijital sağlığa, kullanıcıların dikkatini sömüren taktikler yerine değer sunan, saygılı ve ölçülü bir dijital iletişim benimseyerek katkı sağlayabilir. Gereksiz bildirimlerden kaçınmak, FOMO’yu istismar eden baskıcı kampanya dilinden uzak durmak ve kullanıcıya gerçekten faydalı içerik sunmak, uzun vadede daha güçlü bir güven ilişkisi kurar.
Kullanıcıya saygılı ve değer odaklı bir dijital iletişim stratejisi için Duende Dijital ekibiyle çalışabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Dijital hastalıklar nelerdir?
Dijital hastalıklar; nomofobi, FOMO, netlessfobi, siberkondri, sanal gerçeklik hastalığı ve dijital demans gibi yoğun ya da kontrolsüz teknoloji kullanımıyla ilişkilendirilen durumlar için kullanılan şemsiye bir kavramdır. Bu kavramların çoğu resmî tanı değildir.
Nomofobi ne demek?
Nomofobi, “no mobile phone phobia” ifadesinin kısaltmasıdır ve kişinin cep telefonundan uzak kaldığında ya da telefonunu kullanamadığında yaşadığı endişe veya korkuyu anlatır. Terimin ilk kez 2008’de kullanıldığı kabul edilir.
FOMO nedir?
FOMO, “fear of missing out” ifadesinin kısaltmasıdır ve başkalarının yaşadığı ödüllendirici deneyimleri kaçırma korkusunu anlatır. Sosyal medyada sürekli başkalarının etkinliklerini görmek bu korkuyu besleyebilir ve sık kontrol davranışına yol açabilir.
Siberkondri nedir?
Siberkondri, internette sağlıkla ilgili araştırma yapmanın kaygıyı azaltmak yerine artırması durumudur. Kişi belirtilerini arama motorunda sorgulayıp ciddi hastalık olasılıklarıyla daha çok endişelenir. Sağlık sorunlarında hekime başvurmak en doğru yoldur.
Dijital demans gerçek bir hastalık mı?
Dijital demans resmî bir tanı değildir. Aşırı ekran kullanımının bilişsel işlevlere olası etkilerini anlatan tartışmalı bir kavramdır ve bu konudaki bazı yayınlar kanıtlanmış sonuçlardan çok hipotez niteliği taşır.
Dijital hastalıklardan korunmak için ne yapılmalı?
Ekran süresini izlemek, bildirimleri azaltmak, uyku öncesinde ekranlardan uzak durmak, telefonsuz alanlar belirlemek ve yüz yüze iletişimi öncelemek faydalı olabilir. Belirtiler günlük yaşamı etkiliyorsa bir hekime veya ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır.
Kaynakça
- Aslan, A. ve Küçükvardar, M. (2019). Dijital Hastalıkların Tespitinde Etik Bir Model Önerisi. AJIT-e, 10(39)
- Yıldırım, S. ve Kişioğlu, A. N. (2018). Teknolojinin Getirdiği Yeni Hastalıklar: Nomofobi, Netlessfobi, FoMO. SDÜ Tıp Fakültesi Dergisi
- WHO – Addictive behaviours: Gaming disorder
- Notara V. ve ark. (2021). The Emerging Phenomenon of Nomophobia in Young Adults: A Systematic Review Study. Addict Health
- Elhai J. D. ve ark. (2021). Fear of missing out (FOMO): overview, theoretical underpinnings, and literature review. Braz J Psychiatry
- Starcevic V. ve ark. (2020). Recent Insights Into Cyberchondria. Curr Psychiatry Rep
- Weech S. ve ark. (2019). Presence and Cybersickness in Virtual Reality Are Negatively Related: A Review. Front Psychol
- Manwell L. A. ve ark. (2022). Digital dementia in the internet generation. J Integr Neurosci
- Risko E. F. ve Gilbert S. J. (2016). Cognitive Offloading. Trends Cogn Sci
- Cambridge Dictionary – egosurfing