← Tüm yazılar
26 Nisan 2023 Akademi 12 dk okuma

Önceleme (Priming) Kuramı Nedir? Reklamda Kullanımı

Priming (önceleme), bir uyarana maruz kalmanın kişinin daha sonra karşılaştığı ilişkili bir uyarana verdiği tepkiyi etkilemesidir. Psikolojide bellek ve algı süreçlerini açıklayan bu kavram, iletişim biliminde medyanın hangi konuları öne çıkardığına bağlı olarak insanların siyasetçileri, ürünleri ve olayları hangi ölçütlerle değerlendirdiğini açıklayan “önceleme kuramı”na dönüşmüştür.

Bu yazıda priming kavramının psikolojideki anlamını, iletişim çalışmalarındaki önceleme etkisini, gündem belirleme ve çerçeveleme kuramlarıyla farkını, siyasal iletişimdeki klasik araştırmaları ve reklam ile içerik üretiminde bu bilginin nasıl sorumlu biçimde kullanılabileceğini anlatıyoruz. Konuyla ilgili abartılı iddiaları da kaynaklara göre ayıklıyoruz.

Priming nedir?

Priming, bir uyaranla karşılaşmanın, kişinin ardından gelen ve onunla ilişkili bir uyaranı işleme biçimini etkilemesidir. Örneğin “doktor” kelimesini gören biri, hemen ardından gelen “hemşire” kelimesini ilgisiz bir kelimeden sonra geldiğinden daha hızlı tanır. Türkçede “önceleme” ya da “hazırlama etkisi” olarak da karşılanır.

Psychology Today, önceleme etkisini bir uyarana maruz kalmanın kişinin sonraki ilişkili bir uyarana nasıl tepki verdiğini etkilemesi olarak tanımlar ve bu uyaranların çoğunlukla kavramsal olarak ilişkili kelimeler ya da görseller olduğunu belirtir (Psychology Today – Priming). Anlamsal önceleme üzerine yapılan geniş çaplı bir araştırma da, insanların ilişkili bir kelimeden sonra gelen hedef kelimelere ilişkisiz bir kelimeden sonra gelenlere göre tutarlı biçimde daha hızlı yanıt verdiğini aktarır (Behavior Research Methods – The Semantic Priming Project).

Bu etkinin temel açıklaması, zihnimizdeki kavramların birbiriyle bağlantılı ağlar hâlinde depolanmasıdır. Bir kavram etkinleştiğinde, onunla bağlantılı kavramlara erişim de kolaylaşır.

Önceleme türleri nelerdir?

Psikoloji literatüründe en sık anılan önceleme türleri anlamsal önceleme, tekrar önceleme ve algısal öncelemedir. Anlamsal önceleme anlamca ilişkili kavramlar arasında, tekrar önceleme aynı uyaranın tekrar görülmesiyle, algısal önceleme ise uyaranın biçimsel özellikleri üzerinden gerçekleşir. İletişim çalışmalarında ise medya öncelemesi öne çıkar.

  • Anlamsal önceleme: “Doktor” kelimesinin “hemşire” kelimesinin tanınmasını hızlandırması gibi, anlamca yakın kavramlar arasında görülür.
  • Tekrar önceleme: Psychology Today’e göre bir uyaranla karşılaşmak, aynı uyaranın kısa süre sonra daha kolay işlenmesini sağlayabilir. Reklamlarda aynı logonun ya da sloganın tekrarı bu etkiyle ilişkilendirilir.
  • Algısal önceleme: Uyaranın şekil, renk ya da ses gibi biçimsel özellikleri, benzer biçimdeki uyaranların algılanmasını kolaylaştırır.
  • Medya öncelemesi: Haberlerde öne çıkan konuların, izleyicilerin siyasetçileri ve kurumları değerlendirirken kullandığı ölçütleri etkilemesidir.

Önceleme kuramı iletişim biliminde nasıl gelişti?

Önceleme kuramı iletişim biliminde özellikle Shanto Iyengar ve Donald R. Kinder’ın televizyon haberleri üzerine yaptığı deneylerle öne çıktı. Araştırmacılar, haberlerde uzun süre yer alan konuların izleyicilerin başkanı ve adayları değerlendirirken kullandığı ölçütlerde daha fazla ağırlık kazandığını gösterdi. Bu etki “önceleme” olarak adlandırıldı.

University of Chicago Press’in tanıtım sayfasına göre Iyengar ve Kinder, seçilmiş televizyon yayınlarında haberlerin sırasını ve vurgusunu fark ettirmeden değiştiren deneyler yaptı. Sonuçlar, ulusal haberlerde geniş yer bulan konuların izleyiciler için daha önemli hâle geldiğini, göz ardı edilen konuların ise önemini yitirdiğini gösterdi. Haber akışında öne çıkan konular, başkanı değerlendirirken ve adaylar arasında seçim yaparken ölçüt olarak daha ağır basmaya devam etti (University of Chicago Press – News That Matters).

Kitabın içindekiler bölümü de bu ayrımı açıkça yapar: Bir bölüm “gündem belirleme etkisi”ne, ayrı bir bölüm ise “önceleme etkisi”ne ayrılmıştır. Yani önceleme, medyanın neyin önemli olduğunu söylemesinin ötesinde, insanların hangi ölçütle karar verdiğini etkilemesiyle ilgilidir.

Priming ile gündem belirleme ve çerçeveleme arasındaki fark nedir?

Gündem belirleme, medyanın hangi konuların önemli olduğunu belirlemesidir; priming, bu öne çıkan konuların insanların değerlendirme ölçütlerini etkilemesidir; çerçeveleme ise bir konunun hangi açıdan ve hangi anlamla sunulduğudur. Üç kavram birbirine yakındır, ancak medya etkisinin farklı katmanlarını açıklar ve birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

KavramTemel soruÖrnek
Gündem belirlemeHangi konuları düşünüyoruz?Haberlerde ekonominin sürekli manşette olması
Önceleme (priming)Bir kişiyi ya da kurumu hangi ölçütle değerlendiriyoruz?Seçmenin hükümeti öncelikle ekonomi performansıyla değerlendirmesi
ÇerçevelemeKonuyu hangi anlamla düşünüyoruz?Enflasyonun “küresel kriz” ya da “yönetim hatası” olarak sunulması

Eski yazımızda önceleme ile haber çerçeveleme arasındaki benzerliklere değinmiştik. Bu benzerlik doğrudur; ikisi de medyanın izleyicinin yorumunu yönlendirmesiyle ilgilidir. Ancak çerçeveleme mesajın içeriğine ve sunuluş biçimine, önceleme ise hangi bilginin zihinde daha kolay erişilebilir olduğuna odaklanır.

Siyasal iletişimde önceleme etkisi nasıl işler?

Siyasal iletişimde önceleme etkisi, medyanın belirli konuları sürekli gündemde tutarak seçmenlerin siyasetçileri bu konulardaki performanslarına göre değerlendirmesini sağlamasıyla işler. Ekonomi haberlerinin yoğunlaştığı bir dönemde seçmen hükümeti ekonomiyle, güvenlik haberlerinin yoğunlaştığı dönemde ise güvenlik performansıyla değerlendirmeye daha yatkın hâle gelir; ölçüt, medyanın öne çıkardığı konuya göre kayar.

Iyengar ve Kinder’ın kitabında önceleme etkisinin başkanın karakteri, sorumluluk algısı ve seçim sonuçları üzerindeki yansımalarına ayrı bölümler ayrılır (University of Chicago Press – News That Matters). Bu, medyanın yalnızca bilgi aktarmadığını, aynı zamanda kamuoyunun karar ölçütlerini de biçimlendirebildiğini gösterir.

Sosyal medyada bu etki daha karmaşık hâle gelir. Herkes aynı haber bültenini izlemez; algoritmalar her kullanıcının akışında farklı konuları öne çıkarır. Yeni medyanın siyasal iletişime etkilerini yeni medya ve siyasal iletişim yazımızda, medyanın uzun vadeli algı etkisini ise yetiştirme kuramı yazımızda ele aldık.

Priming reklam ve pazarlamada nasıl kullanılır?

Reklam ve pazarlamada priming, bir mesajın hangi bağlamda sunulduğunun, kitlenin o mesajı nasıl yorumlayacağını etkileyebileceği fikrine dayanır. Reklamın yayınlandığı içerik, önceki mesajlar, renkler, müzik ve kelime seçimi hangi çağrışımların zihinde öne çıkacağını etkileyebilir. Ancak bu etkiler çoğu zaman sınırlıdır ve abartılmamalıdır.

Pazarlamada önceleme düşüncesinin sorumlu uygulamaları şunlardır:

  • Bağlam uyumu: Bir spor ekipmanı reklamının spor içeriği yanında gösterilmesi, reklamın ilgili çağrışımlarla birlikte işlenmesini kolaylaştırabilir. Bağlamsal hedefleme bu mantığa dayanır.
  • Tutarlı marka öğeleri: Aynı renk, ses ve sloganın farklı kanallarda tekrar edilmesi, markanın tanınmasını kolaylaştırır.
  • Mesaj sırası: Bir açılış sayfasında önce müşterinin sorununu, sonra çözümü göstermek, çözümün hangi ölçütle değerlendirileceğini belirler.
  • Duygusal ton: Hikâye anlatımında kurulan ton, sonraki bilgilerin nasıl algılanacağını etkileyebilir. Bu konuyu duygusal pazarlama yazımızda ayrıntılı işledik.

Tüketicinin bilinçaltı çağrışımlarını anlamaya yönelik yaklaşımları tüketici içgörüsü yazımızda inceledik.

Priming etkisi abartılıyor mu?

Evet, bazı alanlarda abartılıyor. Kelime tanıma gibi algı ve bilgi işleme süreçlerindeki önceleme etkileri güçlü biçimde kanıtlanmıştır. Ancak kısa bir uyaranın insanların davranışlarını, örneğin yürüme hızını ya da satın alma kararlarını belirgin biçimde değiştirdiği iddialarını içeren “sosyal önceleme” araştırmaları tartışmalıdır.

Psychology Today, sosyal önceleme konusunda tartışma bulunduğunu, buna karşın algı ve bilgi işlemeyle ilgili önceleme etkilerinin sağlam biçimde gösterildiğini belirtir (Psychology Today – Priming). Bu ayrım pazarlamacılar için önemlidir: “Bilinçaltı mesajlarla satışları katlayın” gibi iddialar bilimsel kanıtla desteklenmez.

Bu yüzden önceleme bilgisini bir manipülasyon aracı olarak değil, mesajın bağlamını ve tutarlılığını düşünmeye yardım eden bir çerçeve olarak kullanmak hem daha etik hem de daha gerçekçidir. Kampanya sonuçlarını kanıtsız varsayımlarla değil, test ve ölçümle değerlendirmek gerekir.

Önceleme etkisine gündelik hayattan örnekler nelerdir?

Önceleme etkisi yalnızca laboratuvarlarda ya da seçim kampanyalarında değil, gündelik hayatın pek çok anında karşımıza çıkar. Haber okurken, alışveriş yaparken ya da bir ürün sayfasında gezinirken zihnimizde öne çıkan bilgiler kararlarımızı sessizce etkileyebilir. Aşağıdaki örnekler, bir bilginin zihinde “hazır” hâle gelmesinin sonraki yorumları nasıl etkileyebileceğini gösterir:

  • Haber akışı ve risk algısı: Uçak kazası haberlerinin yoğun olduğu bir haftada insanlar uçak yolculuğunu daha riskli algılayabilir; çünkü ilgili örnekler zihinde daha kolay erişilebilir durumdadır. Psikolojide bu durum önceleme ile akraba olan erişilebilirlik etkileriyle birlikte tartışılır.
  • Ürün yorumları: Bir ürün sayfasında önce olumlu yorumları okuyan kişi, ürünün özelliklerini daha olumlu bir çerçeveden değerlendirebilir.
  • Mağaza atmosferi: Müzik, koku ve aydınlatma, müşterinin ürünlerle ilgili hangi çağrışımları öne çıkaracağını etkileyebilir.

Bu örneklerin ortak noktası, etkinin genellikle küçük ve bağlama bağlı olmasıdır. Aynı kişi farklı bir gün, farklı bir ruh hâlinde aynı uyarana çok farklı tepki verebilir.

Önceleme kuramının etik boyutu nedir?

Önceleme kuramının etik boyutu, insanların farkında olmadan yönlendirilme riskinden kaynaklanır. Medya kuruluşlarının, siyasi kampanyaların ve markaların hangi konuları öne çıkardığı kamuoyunun değerlendirme ölçütlerini etkileyebilir. Bu güç, şeffaflık, doğruluk ve kitleye saygı ilkeleriyle birlikte kullanılmadığında hem kurumların hem de medyanın güvenilirliğini ciddi biçimde zedeler.

Etik bir yaklaşım için birkaç ilke benimsenebilir: Reklam olduğu anlaşılmayan içerikler yerine açık reklam ve iş birliği etiketleri kullanmak, kitlenin korkularını istismar eden bağlamlardan kaçınmak ve ölçülebilir iddiaları kaynakla desteklemek. İzleyici tarafında ise medya okuryazarlığı, yani içeriğin kim tarafından ve hangi amaçla üretildiğini sorgulamak, önceleme etkilerine karşı en güçlü korumadır.

Duende Dijital olarak kampanya mesajlarını kurgularken bağlamı ve tutarlılığı önemsiyor, ancak iddialarımızı test ve ölçümle destekliyoruz. Kanıta dayalı iletişim planı için hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Önceleme kuramı ne demektir?

Önceleme kuramı, medyada öne çıkan konuların insanların siyasetçileri, kurumları ve olayları değerlendirirken kullandığı ölçütleri etkilediğini savunan bir iletişim kuramıdır. Kavramın kökeni, bir uyaranın sonraki ilişkili uyaranın işlenmesini etkilediğini gösteren psikoloji araştırmalarına dayanır.

Priming ile gündem belirleme aynı şey mi?

Hayır. Gündem belirleme, medyanın hangi konuları önemli gösterdiğiyle ilgilidir. Priming ise bu öne çıkan konuların, insanların bir kişi ya da kurumu değerlendirirken kullandığı ölçütleri etkilemesidir. Iyengar ve Kinder’ın kitabı bu iki etkiyi ayrı bölümlerde inceler.

Anlamsal önceleme nedir?

Anlamsal önceleme, anlamca ilişkili bir kelime ya da kavramla karşılaşmanın hedef kelimenin daha hızlı tanınmasını sağlamasıdır. Örneğin “doktor” kelimesinden sonra “hemşire” kelimesi, ilişkisiz bir kelimeden sonra geldiğine göre daha hızlı tanınır.

Önceleme reklamda işe yarar mı?

Bağlam uyumu ve tutarlı marka öğeleri gibi uygulamalar, mesajın daha kolay tanınmasına ve ilgili çağrışımlarla işlenmesine yardımcı olabilir. Ancak kısa uyaranların satın alma davranışını belirgin biçimde değiştirdiği iddiaları tartışmalıdır; sonuçlar test ve ölçümle değerlendirilmelidir.

Sosyal önceleme neden tartışmalı?

Sosyal önceleme, kısa bir uyaranın tutumları ve yürüme hızı gibi gözlemlenebilir davranışları etkilediğini öne süren araştırmaları kapsar. Bu tür bulguların güvenilirliği tartışılmaktadır; buna karşın algı ve bilgi işlemeye ilişkin önceleme etkileri sağlam biçimde gösterilmiştir.

Önceleme etkisinden nasıl korunulur?

En etkili yol medya okuryazarlığıdır: içeriğin kim tarafından ve hangi amaçla üretildiğini sorgulamak, farklı kaynaklardan bilgi almak ve bir konuyu değerlendirirken yalnızca en son karşılaşılan bilgiye değil, daha geniş bir resme bakmak.

Kaynakça